Dijital dünyada formlar, kullanıcı ile ürün arasındaki en kritik temas noktalarından biri. Kayıt olmak, geri bildirim vermek, teklif almak ya da bir süreci başlatmak… Hepsi birkaç soruyla başlıyor. Ancak klasik formlar çoğu zaman uzun, sıkıcı ve terk edilmeye açık yapılar sunuyor. İşte bu noktada yapay zeka destekli form deneyimleri devreye giriyor.
Klasik Formların Sorunu Ne?
Geleneksel formlar genellikle aynı problemleri tekrar eder:
- Çok fazla soru aynı anda gösterilir
- Kullanıcıya bağlam sunulmaz
- Yanlış veya eksik girişlerde deneyim bölünür
- Mobilde doldurmak zor ve zahmetlidir
Bu da doğrudan düşük dönüşüm oranlarına ve olumsuz bir marka algısına yol açar.
Yapay Zeka Ne Değiştiriyor?
Yapay zeka, formları statik yapılardan çıkarıp dinamik bir diyaloğa dönüştürüyor. Artık formlar sadece soru sormuyor; kullanıcıyı anlıyor, yönlendiriyor ve süreci sadeleştiriyor.
Öne çıkan yenilikler:
- Akıllı soru sıralaması: Kullanıcının verdiği yanıta göre bir sonraki soru otomatik belirlenir
- Tekrarsız deneyim: Daha önce bilinen bilgiler tekrar sorulmaz
- Doğal dil: Resmi ve mekanik metinler yerine sohbet hissi veren bir ton
- Anında yardım: Kullanıcı takıldığında açıklama veya örnek sunabilme
Konuşarak Form Doldurmak
“Conversational UI” olarak adlandırılan bu yaklaşımda kullanıcı, bir form doldurduğunu hissetmez. Bunun yerine kısa, net ve tek tek sorularla ilerleyen bir sohbet yaşar. Bu da özellikle:
- Mobil kullanıcılar
- İlk kez gelen ziyaretçiler
- Teknik olmayan hedef kitleler
için büyük bir avantaj sağlar.
Dönüşümlere Etkisi
Yapılan birçok test ve gözlem, yapay zeka destekli formların:
- Form terk oranını azalttığını
- Tamamlama süresini kısalttığını
- Kullanıcı memnuniyetini artırdığını
gösteriyor.
Çünkü kullanıcı, kontrolün kendisinde olduğunu hissediyor ve “bitmesi gereken bir iş” yerine “kolay bir sohbet” deneyimi yaşıyor.
Gelecek Nereye Gidiyor?
Yakın gelecekte formlar:
- Kullanıcıyı tanıyan
- Amaca göre kendini yeniden kurgulayan
- Hatta doldurulduktan sonra aksiyon alan
akıllı asistanlara dönüşecek.
Formlar artık sadece veri toplayan araçlar değil, ürünün kendisi kadar önemli bir deneyim alanı olacak.